COVID - 19 İş Kazası Sayılır mı?
COVID - 19 İş Kazası Sayılır mı?

COVID-19 virüsü bulaşması bir iş kazası olarak değerlendirilebilir mi? Bu paylaşımda, konuyu güncel bir yargı kararı ışığında ele aldık ve kısaca işverenin sorumluluğuna değindik.

COVID-19 İş Kazası Sayılır mı?

COVID – 19 salgını ile beraber, çalışanların hastalığa yakalanmasının iş kazası olarak sınıflandırılıp sınıflandırılamayacağı merak konusu olmuştur. Bu konuyu, geçtiğimiz sene Yargıtay’ın H1N1 virüsüne yakalanan bir çalışan bakımından ele aldığı karar ışığında inceleyeceğiz.

Bütünsellik sağlamak açısından, iş kazası ve işverenin tazminat sorumluluğu ile ilgili ayrıca kısa bir değerlendirmede bulunacağız.

İş kazası nedir? Hangi olaylar iş kazası sayılır?

İş Kazası, çalışanın işveren için iş gördüğü sırada meydana gelen ve işçiyi bedenen veya ruhen özre uğratan olaylardır. Bir olayın iş kazası olarak sayılması için çalışanın işyerinde olması veya o an fiilen çalışma içinde olması da gerekmez. Kaza:
- işin görülmesi sırasında işyeri dışında; veya, 
- iş  görülmesi sırasında olmasa bile mesai saatleri veya ara dinlenmeler sırasında işyerinde,

gerçekleşmesi halinde, iş yeri kazası olarak değerlendirilir. 

Diğer bir anlatımla çalışanın:
- İşin görülmesi ile ilgili olduğu sürece, müşteri ziyareti, sektör toplantısı, duruşma, uçak yolculuğu; veya,
- işyerinde gerçekleştiği sürece çalışanın, dinlenirken, arkadaşlarıyla sosyalleşirken, spor yaparken ve hatta moladayken yaşayacağı zarar veren bir olay, iş kazası sayılacaktır. 


COVID – 19, işin görülmesi sırasında veya işyerinde bulaşması durumunda, iş kazası sayılabilir.

COVID-19 (Korona Virüsü) yönünden değerlendirme

Yargıtay, geçtiğimiz sene zamanda verdiği bir kararda işin görülmesi sırasında bulaşıcı hastalığa yakalanan çalışanın iş kazası geçirdiğine hükmetmiştir. Bu karar dikkate alınınca, COVID-19’un işin görülmesi veya işyerinde bulaşması halinde iş kazası olarak değerlendirilme ihtimali kuvvetlenmektedir.

İlgili kararın ele aldığı olayda, Ukrayna’ya tır şoförü olarak giden çalışan, dönüşte hastalanarak tedavi altına alınmıştır. Maalesef, H1N1 virüsüne yakalandığı tespit edilen çalışan, kurtarılamayarak vefat etmiştir. Yargıtay:
– virüsün kuluçka süresinin 1 – 4 gün arası olduğunu, ve
– çalışanın ülkeye giriş tarihlerinde virüsün çalışma güzergâhında bulunduğunu
dikkate alarak, virüsün sefer sırasında bulaştığını kabul etmiş ve olayı iş kazası olarak nitelendirilmiştir.


Buradaki temel ve en önemli konu, kuluçka süresi dikkate alınarak tır şoförünün işi görülmesi esnasında H1N1 virüsüne yakalandığının ispat edilmiş olmasıdır. Bu karar bağlamında incelendiğinde, COVID – 19’un çalışana bulaşmasının iş kazası olarak tanımlanabilmesi için işin ifası sırasında veya işyerinde çalışana bulaştığının kanıtlanması gerekir.

COVID-19’un işin yapılması sırasında veya işyerinde bulaşıp bulaşmadığı tespit edilebilir mi?

Sorunun cevabı işveren yönünden büyük önem taşımaktadır çünkü virüsün işin görülmesi esnasında veya işyerinde bulaşıp bulaşmadığı dikkate alınarak işverenin sorumluluğuna gidilecektir. Hastalığın kuluçka süresi dikkate alındığında bu soruya net bir cevap vermek kolay değildir. Mahkemelere yansıyan her olay kendi özelinde değerlendirilecektir. Olaylar değerlendirilirken hastalanan kişinin aynı evde ve sosyal çevrede bulunduğu kişilerin kendisinden önce hastalanıp hastalanmadığı, aynı birimde çalışan iş arkadaşlarının tamamının veya büyük bir çoğunluğunun aynı tarihlerde hastalanıp hastalanmadığı gibi konular dikkate alınacaktır.

İlgili mevzuat ve içtihat bu noktada kesin bir cevap ortaya koymasa dahi hastalık ile iş ve işyerini irtibatlandıran unsurların fazla olması halinde işverenin kusurlu ve sorumlu sayılma ihtimali de artacaktır. Örneğin, uzun iş seyahatinden dönen bir çalışanda hastalığa rastlanması veya bir çalışma biriminin önemli bir kısmının aynı dönemlerde veya bir birlerini izleyecek şekilde hastalanması, hastalık ile işyeri arasında kuvvetli bir bağlantı ortaya koymaktadır. Bu durumda, hastalığın iş kazası olarak nitelendirilme ihtimali artacaktır. Olumsuz bir tabloyla karşılaşmak istemeyen işverenlerin, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tüm önlemleri COVID-19 özelinde değerlendirmeleri ve sağlık kaygılarını önceliklendirmeleri gerekmektedir.

İş kazasında tazminat sorumluluğu

Yapılan iş özelinde gerekli tüm önlemlerin alınması halinde dahi işin görülmesi esnasında çalışanın hastalığa yakalanması halinde işverenin tüm sorumluluğu üzerinden atması mümkün olmayacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun görüşüne göre yaşanan olay kaçınılmaz dahi olsa işveren kendisine göre güçsüz olan çalışanın zararının % 60’ından sorumlu olacaktır. Örneğin çalışanın güç sarf etmediği bir iş esnasında geçirdiği kalp krizini kaçınılmaz olarak adlandıran Yargıtay bu olayda işverenin % 60 oranında kusurlu sayılacağını ve tazminatları bu orana göre ödemesi gerektiğine karar vermiştir. Aynı durum COVID - 19 için de geçerli olabilecek ve işin görülmesi esnasında tüm önlemler alınmasına rağmen bulaşan virüs sebebiyle işveren %60 oranında kusurlu sayılabilecektir. Bunun karşısında önlemleri almayan işverenin kusur oranı ise %100’e doğru tırmanacaktır.