Şirketlerin Tasfiyesi Sırasında Şirket Borçlarının Ödenmesi
Şirketlerin Tasfiyesi Sırasında Şirket Borçlarının Ödenmesi

Türk Ticaret Kanunu, şirketlerin tasfiye işlemleri kapsamında şirket alacaklılarının korunmasına ve borçlarının ödenmesine ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir. Bu yazımızda, tasfiye halindeki şirketin borçlarının ödenmesi ve alacaklıların korunması ile ilgili hükümleri ele aldık.

Şirketlerin Tasfiyesi Sırasında Şirket Borçlarının Ödenmesi

 

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) uyarınca anonim veya limitet şirket ortakları, şirketin tüzel kişiliği ve varlığını sona erdirmek için şirketi tasfiye etme kararı alabilirler. Tasfiyeye giriş kararı, şirketin hukuki ve mali varlığının resmi olarak tasfiyesine başlanmasını sağlar.
 
Şirket tasfiyesi, şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiyesini içeren bir süreçtir. Bu süreçte şirketin alacakları ve malları gibi aktifleri atanan tasfiye memuru veya memurları tarafından paraya çevrilerek şirkete ait borçlar ödenir. Tasfiye sürecinin sonunda artan paralar, esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe pay sahiplerine sermayeleri ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır.
 
Şirketin malvarlığının tasfiye edilmesi özellikle şirketin alacaklılarına, alacakları oldukları tutarları tahsil etme konusunda önemli zorluklar çıkarabilir. Bu nedenle TTK, tasfiye sürecinde alacaklıların korunması için çeşitli hükümler öngörmüştür.
 

Alacaklılara İlan
 

Tasfiye süresince alacaklılara yapılacak ödemelerin koruma altına alınması için alacaklılara ilan yükümlülüğü getirilmiştir. İlanların amacı, tüm alacakların tasfiye halindeki şirkete bildirilmesi, konsolide edilmesi ve tasfiye edilmesinin önünün açılmasıdır. Alacaklılara ilan ile ilgili süreç önceki paylaşımımızda detaylı olarak değerlendirilmiştir (http://erdem-hukuk.com/makaleler/sermaye-sirketlerinin-genel-kurul-karari-ile-tasfiye-edilmesi-usulu)
 

Varlığı Bilinen Alacakların Depo Edilmesi
 

Temel ilke, alacaklıların tasfiyeye girmiş olan şirkete başvurarak alacaklarını temin etmesidir. Ancak tasfiye memuru, alacaklı olduğu bilinen ancak bildirimde bulunmayan kişi ve şirketlerin alacaklarını güvence altına almak ile yükümlüdür. TTK’da yer alan özel hüküm nedeniyle, alacaklı olduğu bilinen ancak bildirimde bulunmayan kişilerin alacaklarının tutarı Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek bir bankaya depo edilir.
 
Ticaret Bakanlığı tarafından 20.03.2015 tarihli ve 29301 numaralı Tebliğ, tasfiye halinde bulunan şirketin merkezinin kayıtlı bulunduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne en yakın Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası şubesi veya şirket merkezinin bulunduğu yerde bulunmaması halinde en yakın yerdeki şubenin varlığı bilinen alacakların depo edileceği yer olarak belirlenmiştir[1].
 

Vadesi Gelmeyen Borçların Ödenmesi
 

Şirketin vadesi henüz gelmemiş borçları, tasfiye memuru veya memurları tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto edilerek derhâl ödenir. Alacaklılar bu ödemeleri kabul etmek zorundadır.
 

Henüz Doğmamış veya Uyuşmazlık Konusu Alacaklar
 

Şirketin henüz doğmamış veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçları olması durumunda, doğacak veya doğma ihtimali bulunan alacakları karşılayacak tutarda paranın notere depo edileceği öngörülmüştür. Söz konusu borçlar teminat altına alınmış veya tasfiye sonunda şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış ise ilgili tutarın depo edilmesi gerekmez.
 
Doğmamış veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların tutarlarının tespit edilmesi her zaman mümkün olmamaktadır. Uyuşmazlıklar özelinde, tespit davaları ile kısmi veya belirsiz alacak davaları kapsamında doğacak veya doğma ihtimali bulunan alacağı tespit etmek için uyuşmazlıkların belli aşamalara gelmesini beklemek gerekmektedir. Buna ek olarak, depo edilecek tutarın kesin olarak doğacak veya doğma ihtimali bulunan alacakları karşılayamama ihtimali bulunmaktadır. Bu durum, tasfiye memurunun sorumluluğu ve şirketin ihyası gibi konuları gündeme getirebilmektedir. Açıklanan sebeplerden ötürü, bu tür alacaklar tatmin edilmeden şirketlerin tasfiye işlemlerinin tamamlanması mümkün olmamakta veya tercih edilmemektedir.
 

Sonuç
 

Tasfiye edilecek olan şirketlerde borçların ödenmesi, hem tasfiyenin pratik gerekleri hem de alacaklıların korunması gayesi ile TTK kapsamında düzenlenmektedir. TTK kapsamında öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, tasfiyenin sona erdirilmesinde bir engel olabileceği gibi tasfiye memurunun sorumluluğu ve / veya şirketin dava yoluyla ihyası sonucunu doğurabilir.